Topkapı surlarının gölgesinde Topkapı Kültür Parkı’nın ortasına kurulmuş olan Panorama 1453, İstanbul’un fethini anlatan güzel bir yapıt.
İki büyük cihanın kesinti noktasında, Türk vatanının ziyneti, Türk tarihinin serveti, Türk milletinin gözbebeği İstanbul, bütün vatandaşların kalbinde yeri olan şehirdir.
Mustafa Kemal Atatürk
Gören herkesi en derinden etkilemeyi başaran, hakkında birçok efsane ve hikaye oluşturulan ve sayısız şairin mısralarına misafir olan şehir; İstanbul…
Tarih boyunca ortaya çıkan uygarlıklar için önem arz eden İstanbul, Hz. Muhammed’in “İstanbul bir gün elbet fethedilecektir. Onu fetheden kumandan ne güzel kumandan ve onun askeri ne güzel askerdir.” sözüyle İslam aleminde ayrı bir önem kazanmıştır. Sasanilerden Avarlara, Ruslardan Bulgarlara kadar birçok millet tarafından kuşatılmış olsa da ta ki 1453 yılına kadar bir sonuç alınamamıştır.
Ah İstanbul! Beni büyüleyen isimlerden en çok büyüleyeni yine sensin.
Pierre Loti
İstanbul’un fethine hazırlık süreci, fetihten önce Konstantinopolis’teki durum müzede başarılı bir şekilde gösteriliyor. Ancak tek sorun okumakla arası çok da iyi olduğu söylenemeyecek bir millete bu kadar yazı biraz fazla gelmiş olabilir. Doğruyu söylemek gerekirse ben bile yazıların tümünü okuyamadım.
İstanbul’un fethinde Fatih Sultan Mehmet’in birçok şaşkınlık uyandıran stratejileri anlatılagelmiştir. Bunlardan benim en beğendiklerimin arasında olan ve Fatih’in zekası karşısında bir kez daha hayret ettiğim bir olaydan bahsetmeden geçmek istemiyorum.
Fatih, Yıldırım Bayezîd’in yaptırdığı Anadolu Hisarının karşına Rumeli Hisarını yaptırmak ister.. Bizans İmparatoru Konstantin’den bir av köşkü yapmak için toprak ister. İmparator dalga geçercesine bu av köşkünün bir dana derisi kadar yer kaplamasını ve bu kadar toprak vereceğini söyler. Bunun üzerine II. Mehmet, hemen bir dana kestirip derisini yüzdürür ve deriden iplik yaptırır. Rumeli Hisarının yapılacağı alanı bu iple çevirir. İmparator inşaata bakmaya geldiğinde şaşırır. Çünkü inşaat arazisi değil bir dana derisi, yüzlerce dana derisini içine alacak kadar büyüktür. Durumu Fatih’e bildirdiğinde Fatih dana derisinden yaptırdığı ipi gösterir ve şöyle der: “Ben bu ipi dana derisinden eğirttim. Bir fazlası varsa yıkalım.” İmparator da yanındakiler de çaresiz susar ve hisarın yapımına izin verirler.
Daha önce herhangi bir yerde Panorama 1453 tarzı bir müze (mesela Anıtkabir) gezmişseniz eğer hafif bir hayal kırıklığı yaşayacağınızı belirtmek istiyorum. Karanlık merdivenden sonra karşınıza çıkan görüntü ilk önce şaşırmanıza neden olsa da şahsen ben daha büyük bir alanın panoramik olarak gösterilmesini beklerdim. Buna karşılık anlatım o kadar canlı ki kendinizi, savaşın içerisinde bir asker gibi hissetmenize neden oluyor.
Bu alanı gezdikten sonra ise müzenin çıkışına kadar, girişinde olduğu gibi, İstanbul’un fethinden sonra gerçekleşen olaylar anlatılmış. Bu kısımda sergilenen, müzenin hazırlık çalışmaları ilgi çeken şeylerden biri.
Eğer İstanbul’un fethinin nasıl gerçekleştiğini, Fatih Sultan Mehmet’in akıl almaz stratejilerini ve fetih sonrası süreci öğrenip, o anları yaşamak istiyorsanız mutlaka Panorama 1453 Tarihi Müzesi’ni ziyaret etmelisiniz.