“İki kıta arasında aşklara tanıklık yapmış Kız Kulesi bu kez barış yüklü şiirlerle dünya halklarını birleştirmek için çabalıyor.” der Sunay Akın, Şiir Cumhuriyeti olmalı dediği Kız Kulesi için. Ve bir de çok sevdiğim şiirini yazar.
Pulsuz zarf gibisin
üstünde adresi
evde kaldın
n’aber kız kulesiSunay Akın
Üsküdar’ın manzarasını eşsiz hale getiren Kız Kulesi’nin tarihi Bizans’a dayanmaktadır. Denizin ortasında o kadar büyüleyici durur ki hakkında bir çok efsane üretilmiştir.
Kız Kulesi – İstanbul
Çocukluğunu, duvarında asılı Kız Kulesi posterlerine bakarak geçirmiş biri olan benim içinse çok farklı şeyler ifade etmekte.
Bu efsanelerden en çok bilineni -belki de en romantiği- de Hero ve Leandros aşkına ait. Bu efsanelere bir çok yerde rastlamak mümkün olduğundan dolayı ben bunlara değinmeyeceğim. Daha çok benim objektifime neler yansımış, onlara bakalım.
Yüzerek geleceğim sana.
Güzel kız, senin sevgin uğruna,
Sana geleceğim.
Sen beklerken beni ürkek bakışlarla,
Yüzerek geleceğim sana.
Dalgalar gemilere bile geçit vermese,
Yüzerek geleceğim sana.
Azgın dalgalar arasından…
Bir Kız Kulesi Masalı
İskeleden motora binip yavaş yavaş Kız Kulesi’ne yaklaşırken tarifsiz bir duygunun içinizi kaplamasına izin verin ve o anının tadını çıkarmaya çalışın. Dünyanın her yerini görebilmek elbette imkansız, bu yüzden dünyanın en güzeli demek belki fazla kaçabilir. Ancak kesinlikle en güzellerinden biri.
Şiir gibi, aşkın kendisi gibi… Günümüz şartlarına maruz kalmış ve restaurant bir yana hediyelik eşya satan dükkanla da sisteme yenik düşmüş olsa da içindeki mistik havasını hala koruyor. Merdivenlerden kuleye doğru çıkarken doğaüstü olaylar aslında o kadar da imkansız gelmemeye başlıyor.
Ve muhteşem manzarası… Üsküdar bir tarafa karşınızda sonsuz mavilik uzanırken tarihi yarımadada, son kalan yeşilliklerin içinden Sultanahmet bütün ihtişamıyla dimdik duruyor.
Bir de Galata var tabii. Uzaktan uzağa bakar Kız Kulesi’ne masala dönüşmüş aşkıyla.
Bu aşkın belki de tek şahidi deniz feneri var bir de. Kız Kulesi ve Galata arasında sıkışıp kalmış, sessiz bakışmalarının tek tanığı o sanki.
Çocuğunu asma köprüde sallayan
bir annedir İstanbul
ki onun
içi süt dolu
biberonudur Kız Kulesi
soğusun diye suya tutulanSunay Akın
Bu kadar güzel şey bir arada olunca insanı da içinde hüzün saklı bir huzur kaplıyor tabii. “Neden hüzün kaplı ?” diye sormayın. Onu henüz ben de çözemedim. En azından benim hissettiğim buydu.
Bu kadar Kız Kulesi dedik, İstanbul’dan bahsettik. Bir şiir de Ceycey’den paylaşmasam olmazdı.
Ben yokken bu şehir seni üzmesin
Boğazında takılma
Kız Kulesi’ne yanlış yapma
Geçmişine laf etme
Sadece sus
Dinle
Anlatacaktır sana
Ama sakın senin oldu sanma
Ceyhun Yılmaz
Bir de oraya şanslı gününde gidenler var benim gibi. İstanbul’a geldiğimden beri, yunus gördüğüm günümü uğurlu ilan ederek kendimce bir batıl inanç uydurmuş oldum. Ama Kız Kulesi’nde yunus görmenin de ayrı bir tadı varmış doğrusu.
Eh bu kadar anlattım, imkanı olanlara mutlaka gidin dememe gerek yok sanırım. O kadar şiir şiir dedim, bir başka Sunay Akın şiiriyle de bitireyim yazımı.
…karanlıktan korkan çocukların
müzik kutusudur Kız Kulesi
kapağı açıldığında
dansa başlayan balerin
hınzır martıların şakalarıyla
ıslanır elbisesiSunay Akın