Pera Müzesi bu sene 10. yaş gününü kutluyor. Buna özel olarak hazırlanan ve müzenin dış cephesine yerleştirilen gör/bak/deniz tam on bin gözlük merceğinden tasarlanmış. Mercekler, Tepebaşı’nın tarihi binasına farklı bir anlam boyutu kazandırmakta.
Görmek ve bakmak çoğu zaman aynı manada kullanılsa da aslında birbirlerinden çok farklı anlama gelmektedirler. Bakışlarımızı, yüzümüzü bir varlığın üzerine çevirdiğimiz zaman ona bakmış oluruz. Ancak görebilmek için bakmak yeterli değildir. Eğer baktığımız şeyi anlayabilir ve algılayabilirsek görmüş de oluruz. İşte gör/bak/deniz de bu ince çizgiye vurgu yapıyor aslında. Kullanılmış gözlük mercekleri, İstanbul’u farklı bir bakış açısıyla görme imkanı sağlıyor. Bir başkasının gözünden bakarmış gibi Haliç’i seyrettiriyor. Yüzyıllar önce bu semtte yaşamış insanların izlerine, bir başkasının ruhundan parçalar taşıyan merceklerden bakıyorsunuz. Hüznü, mutluluğu, acıyı ve diğer tüm yaşanmışlıkları içinizde hissedebiliyorsunuz. Hiç tanımadığınız insanlardan izler taşıyan merceklerden Haliç’in manzarasını kendi gerçekliğinizi oluşturarak seyretmek tuhaf bir ikilik oluşturuyor.

Gör/bak/deniz, Pera Müzesi’nin durağan yapısına gerçek bir hareketlilik ve canlılık kazandırmış durumda. Güneşle birlikte beliren küçük ışık oyunları bir anlamda İstanbul’un hareketli yapısını anımsatıyor. Mercekler, denizin üzerinde oluşan ışık kırılmalarını seyrediyormuş hissini uyandırıyor. Rüzgarda savrulan ve birbirlerine temas ettiklerinde ortaya çıkan ses İstiklal’den gelen seslerin arasında kaybolurken tarihi semtin içinde şuana vurgu yapıyor gibi.
Gör/bak/deniz, Pera Müzesi’nin durağan yapısına gerçek bir hareketlilik ve canlılık kazandırmış durumda. Güneşle birlikte beliren küçük ışık oyunları bir anlamda İstanbul’un hareketli yapısını anımsatıyor. Mercekler, denizin üzerinde oluşan ışık kırılmalarını seyrediyormuş hissini uyandırıyor. Rüzgarda savrulan ve birbirlerine temas ettiklerinde ortaya çıkan ses İstiklal’den gelen seslerin arasında kaybolurken tarihi semtin içinde şuana vurgu yapıyor gibi.
Bir başkasının gözünden İstanbul’u seyretme olanağını sunan, geçmişi ve şu anı farklılıklarıyla görmeyi sağlarken aslında geleceği düşündürten, Tepebaşı’nın tarihine sinmiş ruhları hissettiren gör/bak/deniz kendi iç dünyamızda gezme imkanı sağlıyor.
İstanbul’da pek çok sergiye ev sahipliği yapan müzeyi siz de takip edebilir, sergilerle ilgileri görüşlerinizi bizimle paylaşabilirsiniz.







