Işık ve gölge. Işığın harika kırılmaları ve oluşturduğu yansımalar. Oldum olası fazlasıyla heyecanlandırmıştır beni. İçimde değişik bir ürpermeyle beraber hep merak duygusunu dürtmüştür. İşte bu yüzden de uzun zamandır merak ettiğim müzelerden birisiydi Doğançay Müzesi. Burhan Doğançay eserleri, bende uyandırdığı farklı hislerle beni derinden etkiledi diyebilirim.
Kaç kez gitmeyi planladığımı inanın ben bile hatırlamıyorum. Hep başka bir şeyler araya girdiği için kaynayıp gitti bu zamana kadar. Ve sonunda geçtiğimiz günlerde gezme fırsatını yakaladım o harika müzeyi.
Işık ve gölgeyle başladım ya anlatmaya… Boşuna değil haliyle. Burhan Doğançay eserleri üzerimde oldukça büyük etki bıraktılar. Onun eserlerinden bahsedeceğim bahsetmesine ama öncelikle gelin babası Adil Doğançay’dan bahsedelim kısaca.
Adil ve Burhan Doğançay. Baba oğul iki güzel adam, iki başarılı ressam. Bu iki adamın birbirinden güzel ve de farklı eserleri yer alıyor bu müzede.
Adil Doğançay için daha çok doğacı bir ressam diyebiliriz. Anadoluyu gezerken karşısına çıkan eşsiz manzaraları başarıyla tuvaline taşımış.


Ve Burhan Doğançay’ın muhteşem dokunuşları. Gerçek ve yanılsama arasında kalan harika ışık oyunları. Aman diyelim… Tablolara bakarken gözünüzün ilk gördüğüne inanmayın!
Burhan Doğançay, Çifte Gerçeklik serisinde ışık, gerçek objeler ve gölgeyi bütünleştirir. Bu üç unsur bir araya gelince gözümüzün gördüğü gerçekler bir yanılsamadan ibaret oluyor.
Işıklandırmayla oluşan gerçek gölgeler ve Doğançay’ın fırçasından çıkan gölgeler, bir gerçeklik sorununu oluşturuyor.

Ve benim çok beğendiğim bu müzeyi gezdikten sonra bir başka gözle bakmaya başladığım Kent Duvarları koleksiyonu. Sanırım sanatçı olmanın farkı bu gibi durumlarda bir kez daha anlaşılıyor. Belki de her gün gördüğümüz ve bizim için sıradan hale gelmiş olan durumları farklı bir şekilde karşımıza çıkarmayı başarıyorlar.
Müzedeki bu çalışmalarda birçok ülkedeki duvarlar adeta yeniden canlanıyor. Dikkatli incelendiği zaman tarihe tanıklık ettiklerini de fark edebilmek mümkün.

Şehir Duvarları çalışmaları belirli bir zaman sonra Kurdeleler adlı çalışmalarına da kaynaklık eder aslında. Duvarlarda üst üste yapıştırılan ilanlar, yırtık kağıt parçaları ve bunların oluşturduğu yeni şekiller, gölgeler. Tüm bunlar Doğançay’a adeta yeni bir kapıyı aralar.


Doğançay Müzesi, yolu düşenlerin kesinlikle gitmesi gereken bir müze. Burhan Doğançay eserleri, damağınızda bıraktığı tatla sizleri sarıp sarmalayacaktır.
Müze hakkında anlatılacak daha bir çok şey var aslında. Bu yazımda yer alan görsellerdeki çalışmaların gerçek hallerini mutlaka görmelisiniz. Ve tabi ki daha bir çok çalışmanın… Umarım sizlere güzel bir müze turu yaptırabilmişimdir.







