Güzel sahili, eşsiz manzarası, içinde barındırdığı tarihi yapılarıyla farklı bir havası olan, İstanbul’un en eski yerleşim yerlerinden birisidir Kadıköy. Kadıköy denildiğinde birçoklarının aklına ilk olarak Moda gelir. Moda’nın ara sokaklarından birisinde tarihi bir köşk vardır ki anlamı 7’den 77’ye herkes için farklıdır: Barış Manço Evi.
Uzun zamandır gezip görmeyi planladığım hatta İstanbul’a gittiğimde yapılacaklar listemde ilk sırada yer alan Barış Manço’nun evini sonunda gezebilme fırsatını yakalayabildim. Şahsen ben beklediğimden çok daha iyi bir müzeyle karşılaştım. Sanırım beklentilerimi fazla küçültmüşüm. Müzenin beğendiğim kısımlarını adım adım sizlerle paylaşacağım.
Barış Manço Evi Müzesi
Köşkün bahçe kapısından içeriye girdiğimizde bizleri bahçedeki domates, biber ve patlıcanlar karşıladı. Evin kapısında dişlerini göstererek gülümseyen eşek ziyaretçileri karşılamakta. Yine bahçenin içerisinde yer alan garajda Barış Manço’nun kullandığı otomobilini görebilmek mümkün.
Evin kapısından içeriye girdiğinizde kendinizi tarihi bir müze gezermiş gibi hissediyorsunuz. Barış Manço’nun her köşesini özenerek oluşturduğu evi, birçok tarihi ve sanatsal eseri de barındırıyor. Müze içinden yükselen Barış Manço şarkıları ortama ayrı bir hava katıyor.
Duvarlarında Barış Manço’nun sahne kıyafetleri ve cam vazo koleksiyonu bulunan salonda dikkatleri en çok çekense şüphesiz Barış Manço’nun heykeli ve piyanosu. Murat Daşkın’a yaptırılan heykelde gerçek insan saçı ve Barış Manço’ya ait kıyafetler kullanılmış. Fazla gerçekçi durduğunu ayrıca belirtmek istiyorum.
Salonun ortasında bulunan çalışma masasının ise ayrı bir önemi var. 19. yüzyıl sonlarına ait olan masa Sadrazam Mithat Paşa tarafından da kullanılmış. Salonun içerisinde yer alan bir bölüm de ödül odası. Barış Manço’nun aldığı 300’den fazla ödülün bir kısmı burada sergilenmekte. Salonun karşısındaki kısımda ise yemek salonu bulunuyor.
Üç kat büyüyebilen antika yemek masasının üzerinde Barış Manço’nun hayatını kaybettiği gece, eve geldiğinde bıraktığında eşyaları sergilenmekte. Yemek salonunda dikkatleri çeken bir diğer şey de Barış Manço’ya ait kişisel eşyalar. Bu kısmın yanında ise kıyafet odası bulunmakta. Barış Manço’nun Lale Çağlar’la nikahı ve çeşitli kliplerindeki kıyafetleri de dahil olmak üzere bir çok kıyafeti burada sergilenmekte.
Bu kısmın yanında ise kıyafet odası bulunmakta. Barış Manço’nun Lale Çağlar’la nikahı ve çeşitli kliplerindeki kıyafetleri de dahil olmak üzere bir çok kıyafeti burada sergilenmekte. Misafir yatak odasındaki III. Napolyon döneminden kalma olan yatak odası takımı oldukça zarif.
Yatak odasında ise her şey düşülerek tasarlanmış. Abajurlar vazodan dönüştürülerek yapılırken oda da Art Nouveau akımının izlerini taşımaktadır. Ve tabii ki yüzükler… İçerisinde Sezen Aksu tarafından hediye edilen yüzük de olmak üzere oldukça büyük bir koleksiyon bulunmakta. Yine burada Bal Böceği klibinde kullanmış olduğu yüzüğünü de görebilirsiniz.
En üst katta ise Doğukan ve Batıkan Manço’nun odasıyla Barış Manço’ya ait eşyaların sergilendiği bölüm yer alıyor. Doğukan Manço’nun odasının duvarlarında Barış Manço’nun resim ve grafik çalışmalarıyla kişisel eşyaları sergilenmekte. Yurt dışında Barış Manço’ya hediye edilenler de burada görülebilir.
Ve en alt kat. Köşkün en ilginç ve güzel bölümlerinden biri burası diyebilirim. Özellikle de Şövayle Odası.
Barış Manço’nun sanatına ve aslında yaptığı her şeye yansıttığı farklı tarzı buraya da tamamen hakim durumda. Camlarına ve kapısına vitraylar yaptırılan odanın duvarları da Barış Manço tarafından aslına uygun hale getirtilmiş.
Orta Asya’daki ziyaretleri sırasında Barış Manço’ya hediye edilen kırbaçlar da burada sergilenmekte. Barış Manço’nun Bal Böceği klibinde kullandığı taht, aslında Barış Manço tarafından yaptırılmış antika bir kapıdan oluşmaktaymış.
Köşkün en ferah kısmı ise günümüzde kafeterya olarak kullanılan bahçeler. Özellikle kış bahçesini ayrı beğendim. Ve bana ilham veren kısım. Düşünsenize evinizin duvarlarını Barış Manço şarkılarının notaları kaplıyor…